Nadir Nadi-Dostum Mozart

 

            Sevgili okuyucular, bu hafta sizlere müzik kitapları içinde son derece özel bir    yeri olan, belki de yazılmış ve yazılacak en güzel müzik kitabı olan bir eseritanıtmaya çalışacağız. Nadir Nadi gibi seçkin bir yazarın müzik kitabı yazması pek görülmüş şey değil, ancak pek çok konuda eser veren yazar,”amatör  kemancı” kimliğiyle kendisini böyle bir deneme yapmaya karar vermiş gibigösterse de aslında onun ne denli usta bir müzisyen olduğunu çok yakınları müzikseverlere iletirler. Nadir Nadi usta işi kemancılığının yanında bir Mozart uzmanıdır  aynı zamanda. Onu üstün müzisyenliği ile olduğu kadar zaafları ile  de bizlere tanıtır ve kendi dostuna yepyeni başka dostlar katmak için ince ince uğraş verir.

 

   “Onca direnmeme karşın, beni keman öğrenmeye zorlamakla, önüme hiç ummadığım ışıl ışıl renkli bir dünyanın perdesini açan sevgili babamın anısına”

 

    İşte böyle başlıyor Dostum Mozart isimli kitap. Bu kısacık ifade de ne denli derin anlamlar var.Babası onu keman öğrenmeye zorluyor, çünkü babası Yunus Nadi, yani Cumhuriyet gazetesinin kurucusu,Türk aydınlanmasının öncülerinden  ve  Atatürk’ün en yakınında olanlardan biri. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte Atatürk’ün öncülüğünde başlayan Türk aydınlanmasının ilk neferlerinden Yunus Nadi, oğlunun da kendi yolundan yürümesini istemiş olacak ki, onu bir sürü lafla oyalamak yerine, hemen bir keman hocasının yolunu tutmuş ve oğlunun yani Nadir Nadi’nin hiç bir itirazını dinlemeyerek derslere devamını sağlamış. Çünkü şu günlerde birtakım yöneticilerimizin farkında olmadığı şeyi o biliyormuş; aydınlanma ancak kafalarda gelişebilir, o kafaların gelişebilmesi için ise insanların olaylara çok ihtimalli olarak bakabilmeyi öğrenmesi gerekir. Peki bu çoklu bakış, olayları tek yönlü olarak  değerlendirmeme nasıl öğrenilecektir? Tabii ki müzikle! İşte bu ileri görüşlülükle daha bu yüzyılın başında Nadir Nadi müzik eğitimine keman dersleriyle başlar. Bu nokta onun yaşamının biçimini ve tüm dünya görüşünü belirleyecek olan noktadır. Bir insanın ailesi onun eğitiminde ne kadar önemli görüyor musunuz?

 

 

    Nadir Nadi ilk başlarda keman derslerinden nefret eder, onu öğretmenine götürmek deveye hendek atlatmaktan zordur, ancak bir gün ders sırasında Mozart’ın bir sonatını çalarken birden içini bir ışık kaplar, sonat artık onun için bir işkence değil, yatağına sığmayan bir nehirdi. Babanın isteği olmuş, Nadir Nadi dönüşü olmayan entellektüel yaşama sonsuz bir adım atmıştı.

Mozart hakkında dünya üzerinde bir çok basılı eser var, ancak Türkçe’de gerek o gerekse diğer besteciler hakkında doğru dürüst bir şey bulmak neredeyse olanaksız .Çok sesli müziğin Beethoven ile birlikte kuşkusuz en önemli müzisyeni olan Mozart’ın hiç küsmeyen, deli dolu ama çok üstün sanatçı kişiliğini tanımak bu nedenle   Türk okuru için çok zor olsa gerek. İşte tam da bu nedenle Nadir Nadi hem Mozart ile olan dostluğunu bizlere anlatmak hem de müzik dinleyicisinin -bu satırların yazarının da hep savunageldiği gibi- dinlediği müziği mümkün olan en yüksek bilinçle dinlemesini sağlamak için bu kitabı kaleme almış.

 

    Türk yazınında pek az bulunan Mozart üzerine yazılmış kitaplardan birini de bu satırların yazarı şu anda oluşturmakta. Mozart’ın tüm yaşam öyküsü ile önemli eserlerinin yorumları ve yakınlarına yazdığı özel mektuplar bu kitabın içinde okuruyla buluşacak. Kitap o yılların Avrupa’sına tepeden bir bakış atıyor ve Mozart’ın yaşadığı koşulları bizlere anlatmaya çalışıyor. Bugün ünü dünya çapında olan sanatçının o günlerde çektiği eziyetleri yüreğimiz burkularak okuyoruz kitapta. O günlerin müzisyenleri için saray hizmetkarı olmaktan başka bir çıkar yol yoktu, ne yazık ki Mozart’ta onlardan biriydi ve yaşamı boyunca değeri anlaşıldığı halde yeterince para kazanamadı ve yaşamının büyük bölümünde itilip kakıldı. Sonunda da  en verimli çağında 35 yaşında hastalıktan öldü. Günümüzde de birçok sanatçının uğradığı akıbete o da uğradı ve yapıtları ölümünden sonra büyük değer kazandı. Tabii ki bunun ona hiçbir yararı olamadı. 35 yıllık bir yaşama 600’e yakın eser sığdıran bu dev müzisyen ne denli övülse azdır sanırız. Ve onun için ne denli çok yazılırsa o kadar anlaşılması kolaylaşacaktır. Bunu da galiba en iyi Goethe ifade etmiş; ”O,Tanrı’nın yarattığı bir mucizedir. Biz ona hayran oluyoruz ama onu açıklayamıyoruz.”

    Evet elinizdeki! (çünkü olmak zorunda) kitap gerçek bir sanat eseri. Bir müzisyen ancak bu kadar tanıtılabilir ve müzik ancak böyle sevdirilebilir. Nadir Nadi’nin büyük yazarlığı bir müzik kitabında bile ortaya çıkıvermiş. Herkesin alacağı dersler olmalı. Tekrar tekrar teşekkürler Nadir Nadi.