Beni Öyle Bilirler...

1962’de Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu.  TRT’de Yönetmen, Sunucu, Yabancı Müzikler sorumlusu olarak çalıştı. Dönence, Mavi Küre Programları ile ve birçok müzik grubunun solo programlarını yaptı, klipler çekti. HBB’de yapımcı ve yönetmen olarak birçok programa imza attı ve canlı yayınlar yaptı. Kanal 6 program müdürlüğü görevinde bulundu. Daha sonra ilk sağlık kanalı Medical Channel televizyonunun kurucu genel müdürü oldu.

 

Kanal D radyosu Müzik direktörlüğü, Voice of America, BRT radyolarının genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Cemal Reşit Rey konser salonu idari müdürü olarak çalıştı.

 

Dublaj ve altyazı çevirileri alanında Türkiye’de yayın yapan bazı yabancı TV kuruluşlarıyla çalışıyor. 

 

Nokta Dergisi, Yeni Yüzyıl Gazetesi, Milliyet Gazetesi’nde müzik üzerine yazılar yazdı.

 

Mavi_nota.com ve Rock Efsaneleri.net  ve Felsefe Taşı internet sitelerinde yazarlık yapıyor.

 

İlk kitabını 1996 yılında Pink Floyd adıyla yayınladı. İkinci kitap ise 2000 tarihli Üç Hürel biyografisi.  

Pink Floyd ve Monarşinin Globalleşmesi isimli üçüncü kitabı Ekim 2014 tarihinde piyasaya çıktı. Kitabın baskılarının tükenmesi sonucunda 2018 Mart ayında kitabın yeni baskısı yeni kapak ve kitap tasarımı ve ek bölümlerle tekrar çıktı.

Merhaba

    56 yaşıma geldiğim şu günlerde belki de hayatımın en mutlu günlerini yaşıyorum çünkü uzun bir çalışma ve emeğin sonucu olan kitabımın ikinci baskısı piyasaya çıkıyor.  Yaşam kendi yolunda akıp  giderken 2014 yılının Haziran ayında yayıncı kitabımı yayınlamayı büyük memnuniyetle kabul etti ve ben kitaba son halini verirken Pink Floyd’un son albümünü çıkarma kararı aldığını öğrendik.  Yaşamın tesadüf olamayacak ilginç tesadüflerle dolu olduğunu  bir kez daha öğrendik böylece.

Bildiğiniz gibi Aydınlanma 1000 yıllık karanlığın ardından Avrupa’da 1400’lerde başlayan bir büyük süreç. 1789’da Fransız devrimi, ABD’nin kuruluşu, 1923 Türkiye Cumhuriyeti’nin  kuruluşu  hep Aydınlanma’nın ürünleri. Ulusların olduğu kadar kişilerin de aydınlanması var, her insan yaşamının ya da varsa yaşamlarının bir bölümünde bu aydınlanmayı yaşamak durumunda ki, ilerleyebilsin.

    İşte ben de aydınlanmamı 40’lı  yaşlardan itibaren yaşayanlardan biriyim. Her şeyden önce bir bilim insanıyım. Doğanın evrimini ve gücünü belki de en iyi  anlayanlardan biriyim. Ama bir zaman sonra bilim ve felsefenin bir noktada buluştuğunu, buluşması gerektiğini fark ediyorsunuz. İlginç yanı kafanızda bu buluşma gerçekleştiğinde bunlar birbiriyle çelişmiyor, birbirinin içine geçiyor. O zaman yaşamın gerçekten farklı ve güzel yönleri de önünüzde açılıyor. Ve dünya üzerinde de benzer aydınlanmalarını yaşayan insanlar özellikle 2000’li yıllardan beri tüm dünya insanlarına bu bilgiyi yaymak için kitaplar, filmler, müzikler, tv dizileri, yeni felsefik akımlarla görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Ben de bu çalışmada küçük bir pay sahibi olabilirsem ne mutlu bana.

 

    Ne yazık ki 85 yaşında kaybettiğimiz Argun Berker isimli çok sevgili bir dostum vardı, sanırım web sitemizin açılışını onun sözleriyle yapmak beni de şu anda sonsuz doğu’da bulunan onu da çok mutlu edecektir.

 “Hayat güzel şey be kardeşim”